Cevapların Yirmiikincisi: Bazı Şeyleri Yapmanın Bin Farklı Yolu, Bazılarınınsa Bir Tane Bile Yoktur.

Cevapların Yirmiikincisi: Bazı Şeyleri Yapmanın Bin Farklı Yolu, Bazılarınınsa Bir Tane Bile Yoktur.


Sorulara Cevaplar:
+ Son dönemde birçok genç arkadaştan ve beyaz yakalı profesyonellerden sorular geliyor. “İstediğim hayatı ne zaman yaşayacağım, istediğim işte ne zaman çalışacağım, hayallerimi nasıl yerine getireceğim, ne kadar sürecek, başarısız olursam ne olacak, ne zaman kendim gibi davranacak güvene sahip olacağım, sizin yolculuğunuz, hikayenizden örneklerle anlatır mısınız?”
Bu sorulara kitap yazarak cevap verilebilir ancak; çok boyutlu bir konu. Ama bir iki deneme ile yanıt vermeye çalışacağım.

Cevapların Yirmiikincisi: Bazı Şeyleri Yapmanın Bin Farklı Yolu, Bazılarınınsa Bir Tane Bile Yoktur.

Hepimiz aynı resme baksak da, her birimizin perspektifi yaşanmış tecrübeler, bilgi ve görgü ile algılama kapasitelerimiz farklılıkları etrafında çok büyük farklılıklar içerir. Girişimcinin önündeki en büyük zorluklardan birisi oturmuş kurumsal kültür (herkesin birbirinin davranışlarına bakarak kendini içine konumlandırdığı ve takındığı yazılı olmayan bir davranış ve ise yaklaşım tarzı) yokluğunda, çalışma ortamında işlerin nasıl yapılacağına dair şart ve kuralları oluşturmaktır. Bazı şeyleri yapmanın bin farklı yolu ve şekli vardır -sorunun çok farklı cevapları ve çözümleri vardır. Bariz benzer çözümler arasında seçim yapmaya çalışmak istenmeyen yanlış sonuçlar üretir.

Girişimci, benzer çözümler arasında seçim yapmaya çalışırken bulursa kendisini, bir şeylerin yanlış gittiğini düşünerek kenara çekilip düşünmesinde fayda vardır. Çalışanlardan gelen farklı çözümleri çok benzer sonuçlar üreteceğini (herkesin) bilmesine rağmen “kimin söylediğini seçsem” diye düşünüyorsa, çalışanların rolleri, sorumlulukları, organizasyon içerisindeki konumları (alt üst ve raporlama ilişkileri), maddi olarak ödüllendirme mekanizmalarındaki netlik ve motivasyon yönetimi konusunda bir yerlerde önemli fakat farkında olunmayan ve çözüm bulunmamış bir büyük eksiklik var demektir.

Girişimci sonuç odaklıdır. Yöntem ise şirketinin sahip olduğu kaynaklara bağlı olarak şekil değiştirebilir –ki bu zaman içerisinde yapının gelişimine bağlı olarak değişebilir. Başlangıç aşamasında şirketin kaynakları kısıtlı olduğundan özellikle insan kaynağının etkin kullanılması için girişimciye herkesi dinleyip, üretilen fikir ve öneriler içerisinde sonuca götürecek öneriler içerisinde o işi/fonksiyonu yürütecek kişiye kendisini en rahat ve en etkin hissedeceği alternatifi seçmeyi bırakmak dengeli ve verimli bir yaklaşım olabilir. Bu takım arkadaşınızın yapacağı tercih(ler) zaman içerisinde hem onu hem de takım içindeki sizin göremediğiniz bir takım dengeleri deşifre etme konusunda yardımcı olur; sürekli aynı kişiden gelen öneriyi mi tercih ediyor, hep kısa yolu mu seçiyor, ileri görüşlü ve ayrıntıcı bir yaklaşım sergiliyor mu ve elbette tercih ettiği yolu sonuna kadar takip ediyor mu…

“Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.” sözü bizim kültürel olarak yöntem konusundaki farklılıklara dönük toleransımızın göstermekle birlikte birçok organizasyonda bunun aksine çok anlamsız gibi görünen ancak altında yatan önemli sorunları dışa vurması nedeniyle anlam kazanan bir karşı çıkma ve yönteme takılma tavrı vardır. Girişimci bunu fark edemez ve yönetemez ise bir nevi sürtünme kuvveti karşında hareket eden, fark etmediği bir akıntıya karşı yüzen kişi konumuna düşer.

Bu durum genelde takım içerisinde görünen veya görünmeyen çekişmeler ve rekabet nedeniyle ortaya çıkar. Girişimci tüm bu dinamiklerin farkında olarak tarafları da bu durumdan haberdar ederek, durumu yakından izlediğini ve sonuca odaklandığının altını çizerek buna göz yumabilir. Çoğu zaman bu kendine güvenle atılan adım içinden çıkılmaz ve yönetilmez bir durum yaratır. Açık yönetim kültürü ile gizli kalması gereken çekişmeleri bir yarışa çeviren bu tavırdan mutlaka ve mutlaka şirket zarar görür, çünkü şirket içerisinde takım içerisindeki açık rekabet ve çekişmeler, bu tip konuların kolayca kişiselleşmesi nedeniyle şirketin menfaatine ve sonuç odaklı olarak hareket etmenin önüne geçebilir.

Bir işi yapmanın bin farklı doğru yolu vardır. Girişimci bu yol ve yöntemler arasında kaynaklarının elverdiği ve ileriye dönük olarak yenilenme ve gelişme ihtimali olan bir yaklaşım ile seçim yapmayı öğrenmelidir.

Girişimci at üzerinde giderken hareket eden bir hedefi vuran avcı gibidir.

Hem kendisinin durumu değişmekte, hem de ulaşmak istediği hedef bu sırada sonsuz bir devinim ile değişmektedir. İşte tam da bu yüzden kendini her an yeniden keşfedebilecek, sorgulayabilecek bir şirket kültürü oluşturamazsa girişimci önündeki mücadelelere hazırlanmak yerine hep kaybettiği bir önceki savaşa hazırlanan bir general gibi kaybetmeye mahkum şekilde başlar her mücadeleye.

Girişimcilik yolculuğunun kendisi de insanın içini dolduran heyecan ve çoğu zaman da hak edilmemiş bir tatmin duygusunun sonucu olarak başlı başına bir ödül olarak algılanabilir. İnsanın tercih ettiği kişiler ile çalışması, hedefleri ve öncelikleri kendisinin belirlemesi, başka insanların refahı ve yaşam kalitesi üzerinde etkisi olacak ürün ve hizmetlerin doğmasına sebep olacak adımlar atıyor olması ve özellikle yenilikçi ve yaratıcı girişimlerin arkasında imzasını görmesi girişimcinin sonuca olan odağını kaybetmesine yol açabilir.

Yolculuk sırasında alınan haz, nihai hedefin vadettiklerini unutmanıza sebep olabilir. Bu konuda çok dikkatli olmak gerekir. Bunun için girişimcinin kendisine dönem dönem nefes alıp kenara çekilip düşünme ve kendini toparlama şansı vermesi gerekir. Bu anlamda “yöntem” tartışmaları çok önemli bir fırsat yaratır. Kendinizi yönteme takılır ve sonuç odaklı olmaktan koptuğunuzu saptıyorsanız, sarı bayrak kalkmıştır, eğer takımınız buna takılıyorsa kırmızı bayrak kalkmıştır çünkü bu sadece bu durumun farkında olmadığınız ve müdahale etmediğiniz bir koşulda gerçekleşmiştir ki, bu çok daha ileri aşama bir soruna işaret etmektedir.

Girişimci her güneşin doğuşunu yeni bir adımı atmak için, güneşin batışını bir sayfayı tamamlayıp ilerlemek için bahane eden kişidir. Her adım, her başlangıç her dönemeç ve sonuç, yeni varoluş hal ve tavrı için bir referanstır.

Birbirine benzer cevaplar içerisinde seçim yapmak kendi içinde incelikleri taşımakla birlikte bazen de girişimci olmayan bir cevabı alternatifler arasında arar bulur kendini. Bu durum ilkinden çok daha tehlikeli sonuçlara gebe olan bir durumdur.

İstenen sonuca öngörülen şartlar dahilinde ulaşmanın bazen hiçbir yolu olmayabilir. Bu durumu zorlamak girişimi felakete götüren asansöre binip kapının üzerine kapandığını görmek ile aynıdır. Girişim çabasına en büyük zararı veren şey, sonuç üretmeyecek işlere kendi küçük dünyası içerisinde baş edemediği ve yönetemediği sorunlar nedeniyle girişen girişimcinin tavrından doğar. Sonuç üretmeyen her çaba zaman başta olmak üzere en kıymetli değer ve kaynaklarınızı çöpe attığınız anlamına gelir. Bununla birlikte sonuç üretmek ve sonuca yaklaşacak adımlar atmaktan uzaklaşan girişimler ve girişimciler inançları çok daha kolay kaybederler.

Bu sebeple girişimci içerisinde bulunduğu durumu çok iyi analiz etmeli ve eğer ileri bir adım atmak için yol ve yöntem tartışması içerisindeyse, birbirine benzer yöntemler içerisinde kendisi seçim yapmaksızın ilerlemeli ve eğer cevabı olmayan bir soru soruyla başladığını düşünüyorsa gelen cevaplar arasında seçim yapma zorunda hissetmek yerine, yeniden doğru soruyu sorabilmelidir.